Güneş görmeyen ritimler
Rize’nin bol rüzgar ve yağmurlu yemyeşil yaylalarından, İsviçre’nin karlı tepelerine uzanan Ali Kuru, bstp’a ritim duygusunu, güneşle olan anlaşmazlığını, prodüksiyon yapmaya başlamasını ve evde tavşan beslemeyi anlatıyor.
Evet bu müzik biraz house, biraz techno, biraz da minimal. Ali Kuru son dönemin yükselişteki ve İstanbul scene’i için değer taşıyan yeni yeteneklerden biri. Aslında birkaç yıldır dikkat çekmesine rağmen son birkaç ay içinde ardarda yayınladığı plaklarla adını Avrupa’da da duyurmaya başlayan Ali Kuru, artık İstanbul’un var olan potansiyelini ve vadettiklerini dışarıya anlatacak en önemli elektronik müzik elçilerimizden biri olacak gibi görünüyor.

Son olarak İsviçre’nin underground ama önemli label’larından olan Plak Records’dan yayınladığı plak, MIS Records’dan yayınladığı Axel Bartsch remix’li güzel parça ‘Mellow Thoughts’ ve Alman 8Bit etiketli plakları müzik raflarını süsleyen Ali Kuru, hedefleri olan ve ne istediğini iyi bilen biri. En önemlisi de hayattan keyif alan ve bunun için yaşayan biri. Bu yüzden yaptığı işler olduğu kadar kendisi de olabildiğine içten ve rahat. Müziğinde açıkça hissedebildiğiniz bu içtenlik ve doğallık sanıyorum onun en güçlü silahı olsa gerek. Gelecek yıllar ne gösterecek bilinmez ama görünen köy -ya da okunan röportaj- kılavuz istemez demişler…

Rize’nin bol rüzgarlı, yağmurlu yemyeşil yaylalarından birisinde atılan tohum ve esen yüzyıllık rüzgarlar, sonunda Avrupa kapılarında -her iki anlamıyla da- dört dörtlük sesler yaratıyorlar. İstanbul sound’unun en güncel ve önemli isimlerinden, yabancıların deyişiyle “up and coming” Ali Kuru huzurlarınızda…

Şu günlerde neler yapıyorsun? İstanbul sıcağından nasıl kaçıyorsun?
Haftaiçleri sosyal oldugumu söyleyemem. Özellikle işi bıraktıktan sonra gündüzleri perdeler kapalı vaziyette müzik yapıyorum. Bunun dışında internette dolanıp yeni çıkan release’leri, ekipmanları, programları incelemek ve boş konular hakkında chat yapmaktan keyif alıyorum. Güneşten fazla hoşlanmadığım için, işim olmadıkça evde kalmayı tercih ediyorum. Akşamları ise arkadaşlarımla buluşup sağda solda dolanıp bir şeyler içiyorum.

İstanbul’da gece veya gündüz takılmayı en çok sevdiğin yerler hangileri?
Haftaiçleri sakin mekanlara gitmeyi tercih ediyorum fakat sakin derken insanın yaşam enerjisini bitiren salaş barlardan, café’lerden bahsetmiyorum. Haftasonları ise Taksim’de oluyorum. Ayrıca Asmalı Mescit civarında rakı içip, balık ve meze yemekten çok keyif alıyorum.

Peki bu işlere nasıl başladın ya da bulaştın? Elektronik müzik, DJ'lik ve prodüktörlük...
Elektronik müziğe 19-20 yaşlarında IDM, downbeat, ambient ve dub dinleyerek başladım. Daha sonra bu süreç minimal house ve techno'ya yöneldi. Dans müziği ve gece hayatı yoğun olarak hayatıma girince, DJ'lik içimde daha fazla merak uyandırmaya başladı. Okuldan bir arkadaşımın, elinde kullanmadığı bir turntable olduğunu ve istersem geçici olarak verebileceğini söylemesinin ardından tek turntable ve pikabı bir mixere bağlayıp mixing denemelerine giriştim. Zamanla bar, cafe ve lounge’larda sıkıcı müzikler çalmaya başladım. Aslında prodüktörlük DJ'likten daha önce başladığım bir hobiydi. Bir akşam eve giderken Kadıköy'de Yazıcıoğlu İş Hanı'nın yakınlarındaki bir sokak satıcısının tezgahında bir program gözüme ilişti. Kapağında MTV Music Productions yazıyordu ve Play Station 1 için yapılmiş bir programdı. Hemen aldım, kurcalamaya başladım. İlerleyen senelerde kendimi Reason, Ableton ve ardından Logic kullanırken buldum ama bugüne kadar geçen öğrenim ve gelişim süreci stresli, hatta acılı dönemlerdi benim için.

Seni prodüksiyon yapmaya iten en önemli etkenler nelerdi? Başlangıçta en çok kimlerden etkilendin ve ilham aldın?
Bir şekilde üretmek, paylaşmak ve doğal olarak yaptıklarımın beğenilmesini istedim. Bu fotoğraf çekerek de olabilirdi ama ben müziği tercih ettim. Sanırım gece hayatını sevmemin bu süreçte etkisi büyük oldu. Başlangıçta etkilendiğim isimlerin arasında en önemlileri Jetone aka Tim Hecker, Aphex Twin, Autechre, Luomo, Boards Of Canada’dır.

Şu anda kimleri seviyorsun veya tutuyorsun? (Plak şirketleri, prodüktörler vs...)
Öncelikle Luciano ve Ricardo Villalobos, her ne kadar klişe olsa da. Melchior Productions dinliyorum. Sade ama çok kaliteli produksiyonları var. Ayrıca Guillaume & The Coutu Dumonts, Dandy Jack, Kalabrese, Petre Inspirescu, Dop ve The Mole'u beğeniyorum. Klasiklerden Kenny Larkin, Moodyman, Jeff Mills, Kerri Chandler, Robert Hood, Derrick Carter, Kevin Saunderson, Lil Louis vs. gibi, liste uzar gider. Tabi bütün bu isimlere eski arkadaşım Tolga Fidan'ı da eklemem gerekiyor. Plak Şirketi olarak Cadenza, Circus Company, Perlon, Hartchef Discos, Playhouse, Innervisions, Oslo, Hello?Repeat, Musique Risquee aklıma ilk gelenler.

Önce iş Hollanda'dan başladı. Luxa Flex'ten gelen debut EP'nin ardından Danimarkalı MIS Records’dan ikinci plağını yayınladın…
Luxa Flex ve MIS Records’a girmem bütün bu işlerin nasıl yürüdüğünü ve gerçekten ne yapmam gerektiğini anlayabilmem için iyi bir deneyim oldu. Yayınlanan EP'lerin bunun dışında kayda değer bir getirisi olmadı.

Yanılmıyorsam MIS Records'un düzenlediği partide çaldın. Oradaki ortamı ve atmosferi özellikle İstanbulla kıyasladığında nasıl buldun?
Evet beş günlük festival'de 2 ayrı kulüp ve bir parkta çalma fırsatım oldu. Öncelikle insanlar çok yakın davrandılar ve Çarşamba gecesi bile yoğun katılım vardı. Club'lar aslında beklediğim kadar iyi değildi, bilmiyorum sanırım daha iddialı mekanlar görmeyi beklemiştim. Nadsat’i sevdim ve çalarken keyif aldım çünkü sıcak bir atmosferi vardi. İstanbul ile kıyaslamak gerekirse en dikkat çekici durum, birçok Avrupa ve gelişmiş ülkede olan ve hayatın her alanında görebileceğiniz ''saygı'' unsuru olabilir.

Yine yanılmıyorsam fotoğraf eğitimini müzik uğruna yarım bıraktın. Sence aldığın eğitimin yaptığın işe nasıl bir katkısı oldu? Ya da olduğuna inanıyor musun?
Yani tam anlamıyla müzik için dersem yanlış olur belki ama en önemli neden olduğunu söyleyebilirim. Çünkü belli bir işe kanalize olamadığım için çok zaman kaybettiğime inanıyorum. Aldığım eğitimin kültür ve birçok farklı alanda etkisi yadsınamaz fakat müzikal anlamda herhangi bir katkısı olduğunu düşünmüyorum.

İstanbul scene'inden ve şu anki gelişiminden memnun musun, sence neler eksik?
Son senelerde gelişen birşey var mı emin değilim, daha çok kendini tekrar eden sıkıcı bir düzen mevcut. Öncelikli ihtiyacımız daha fazla mekan ve bir koyup yüz alma heveslisi simsar işletmeciler yerine, bu işi bilinçli yapabilecek vizyonu geniş girişimciler olabilir. İnsanlara düşen ise seçici olmak ve bu tip durumlara karşı tavırlarını göstermek sanırım.

Plak Records ve İsviçre macerasıdan da bahsdebilir misin?
Plak Records uzunca zamandır severek takip ettiğim ve müzikal olarak kaliteye, satışlardan daha çok önem veren bir label. ‘A Long Way Down’ EP’sini bitirdiğimde nereye göndersem diye düşünürken aklıma geldi ve şansımı denemeye karar verdim. Label’ın menajeri Chaton, demo'yu yolladıktan bir gün sonra cevap verdi ve EP'yi en kısa zamanda yayınlamak istediğini söyledi. Akabinde plak çıktı ve hatta şu an ilk baskısının bittiğini ve yakında yeniden basılacağını öğrendim.

8-Bit haricinde yeni ortaklıklar ve / veya plaklar da yolda mı?
Safari Electronique’den yeni bir EP çıkartıyorum. Sanırım bu şu ana kadar bağlantıya geçtiğim label’lar arasında en bilinen ve tecrübeli olanı. EP'ye gelince içinde üç parça ve kimin yapacağına henüz karar vermediğimiz bir remix olacak. Muhtemelen ekim, kasım gibi yayınlanır. Geçenlerde Morris Audio kendilerine bir release yapmamı istedi, belki orası için bir şeyler hazırlarım. Kısaca 2008 bitmeden iki yeni EP daha yayınlamak istiyorum ama hangi label olur bilmiyorum. Ayrıca tarihlerinden emin olamadığım birkaç remix projesi var. Merak eden olursa myspace’den takip edebilir.

Yakın bir zamanda %100 yerli Sublime Porte etiketiyle yayınlanacak ‘Iksenit’ projesi için neler söyleyeceksin?
Sublime Porte, İstanbul sound’unu en iyi yansıtan proje ve ilerde çok daha başarılı olacaklarına inanıyorum. ‘Iksenit’, büyük dedelerimin doğup yaşadığı, benim için manevi değeri olan ve vatanperver politikacilarımızın Türkçe isim ile değiştirdikleri, Rize'nin yemyeşil yaylalarından birisinin eski adıdır. Şu an için ikinci planda kalsa da bu proje için yakın gelecekte daha fazla efor sarf etmeyi düşünüyorum. Çünkü ambient, experimental ya da dans müziği gibi belli kriterlere bağlı kalıp yapılandırdığınız bir müzikal anlayış olmak yerine, kendinizi daha rahat yansıtabileceğiniz, samimi ve sınırsız bir dünya kurmanıza kolaylık sağlıyor.

Son aylarda elektronik müzik arenasında şiddetini giderek arttıran deep ve nudisco rüzgarlara sen de farkında olmadan kapıldın mı?
Yani son zamanlarda house ağırlıklı parçalar yaptım ve arada deep parçalar da yapmak hoşuma gidiyor. Kendimi belli bir kalıba sokup tekrar tekrar aynı sound’u yapmak yerine, güncel olmak ve devamlı yenilik arayışları içinde olmayı tercih ediyorum. Yarın bile ne yapacağımın garantisi yok ve keyifli olan da bu benim için.

Ali Kuru olarak müzikal anlamda neler yapmak / başarmak istiyorsun?
Son çıkan release’lerim sayesinde Avrupa’da ismimin duyulmaya başladığı haberlerini alıyorum ve bu gerçekten mutluluk verici birşey. Yakın gelecek için planım daha başarılı prodüksiyonlar yapmak ve DJ ajanslarının ve promoter’ların dikkatini çekebilmek. Bu sayede uluslararası olarak performans sergilemem ve kendimi tanıtmam çok daha kolay olacak.

Kendini gelecekte hangisi olarak görüyorsun? Bir prodüktör, live performans sergileyen bir DJ, multidispliner bir ses üerticisi…
Aslında hepsi ve daha fazlasını tercih ederim.

Son olarak söylemek ya da eklemek istediğin bir şeyler var mı?
Evinizdeki eşyalarınızın, özellikle kablolarınızın tek parça oluşundan veya hayatınızın rutin olduğundan şikayetçiyseniz tavşan almanızı öneririm. Parçaladığı kabloları tamir etmeye çalışmak, mobilyalara yaptığı ince ve eşsiz detayları incelemek gerçekten çok keyif verici.
http://www.myspace.com/alikuru
Christopher Çolak
http://www.basatap.com/frame_content_detail.php?cID=1361&p=0&pages=29&title=G%C3%AF%C2%BF%C2%BDne%C3%AF%C2%BF%C2%BD g%C3%AF%C2%BF%C2%BDrmeyen ritimler&artist=Ali Kuru
1234567891011121314151617181920212223242526272829