|
 |
|
|
| Detroit’in en önemli deep ve ghetto-tech prodüktörlerinden biri olan Rick Wade, yeni albümünün ardından Avrupa’ya ve bstp’a çıkarma yapıyor. |
|
Gerçekten de Big Daddy lakaplı Rick Wade yaz aylarında Avrupa ve Asya’ya çıkarma yapacak. İlk olarak Andy Vaz’ın yeni deep label’ı Yore’dan görücüye çıkan Rick Wade, mahzenindeki en iyi parçalardan kotarılmış uzun çalar albümü ‘The Good, The Bad And The Deep’le Avrupa deep house arenasında fırtınalar estirdi. Zaten bu günlerde deep house arenası bir hortum gibi tüm Avrupa’yı ve dünyayı sarmış vaziyette. Deep House yeniden popüler. Hem de hiç olmadığı kadar. Çünkü tüm techno ve minimal prodüktörleri de artık deep sound’larda yürüyorlar. Herkesin ortak müştereği “deep” bu günlerde.
Bu işin asıl üstadları ise tabii ki yine Detroit ve Chicago’dan. Doğma büyüme Michiganlı Rick Wade, Harmonie Park isimli kendi label’ından çok uzun süredir harika plaklar yayınlıyor. İri cüssesi ve kalın ensesine aldanarak sıradan bir techno prodüktörü olarak algılayabileceğiniz Rick Wade’in çok önemli başka meziyetleri de var. O aslında müzik haricinde DarkSkills adıyla karakter tasarımları ve illüstrasyonlar yapıyor. Çok uzun süredir film ve animasyon endüstrisi için çalışan Rick Wade aynen Alan Oldham gibi müzik ve sanatı bir arada götürenlerden. Koca cüssesiyle tabletinin başına geçip saatlerce çizen ve synthesizer’larıyla sabah dek oynayan bir adamdan bahsediyoruz. Karısının ona neden bu kadar kızgın olduğunu da anlamak çok zor değil. Rick Wade dersine çok iyi çalışıyor ama gönül eğlendirmesini de biliyor. Myspace sayfasına girerseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız. Sayfada ayrıca Wade’in yarattiği karakterleri ve diğer işlerini de görebilirsiniz.
Bundan böyle Rick Wade’i Yore isimli label’dan izleyebileceğiz. Ayrıca yaz sonundan itibaren Harmonie Park ismini fazlaca duyacağız. Ritmik ve groovy house’un en büyük isimlerinden biri olan Rick Wade’i umarız ilerleyen aylarda ülkemizde de canlı olarak seyrederiz. Şu sıcak teras geceleri için Rick Wade’in müziği harika bir seçenek. Ghetto-tech setleri ise soğuk kış aylarına birebir! Stüdyosunda kendi halinde günler geçiren ve etrafında olup bitenle artık pek fazla ilgilenmeyen büyük üstad Big Daddy Rick ya da Mr. Low-Tech’ten inciler…
Müziğinde soul, caz ve funk fazlasıyla hissediliyor. Prodüksiyonlarında tüm bu tarzları nasıl harmanlıyorsun?
Aslına bakarsan bunun üzerinde hiç düşünmedim. Sadece yaptığımı yapıyorum işte!
Şu günlerde fazlasıyla gündemde olan nudisco ve deep sound’lar hakkında ne düşünüyorsun?
Çok fazla dergi ve medya takip etmediğim için son trendleri ya da nelerin popüler olduğunu pek bilmiyorum açıkçası. Fakat eğer daha çok insan deep sound’lara ilgi duymaya başlamışsa, bu gerçekten çok iyi bir gelişmedir.
Güncel techno müziği ve onu icra eden Avrupalılar hakkında ne söyleyeceksin?
Ben hala setlerimde fazlasıyla ghetto-tech ve old school Detroit Techno çalıyorum. Yani şu anda klasik tabir edilen techno plaklarını. Bu yüzden yeni çıkanları pek takip edemiyorum. Avrupalıların neler yaptığından da pek haberim yok. Bence tüm bunları mesela Mike Huckaby’e sormalısın. O benden çok daha fazla ilgili bu konuda. Ben vaktimin çoğunu stüdyoma kapanıp parça üretmekle geçiriyorum.
Yeni albümün için neden ‘The Good, The Bad And The Deep’ ismini seçtin?
Haha! Sana çok sanatsal ve kavramsal bir cevap verebilirim aslında ama gerçeği söylemem gerekirse bu sadece benim eski filmlere olan hürmetimi gösterme şeklim. Ben Spaghetti Westen’leri izleyerek büyüdüm. Clint Eastwood ve tüm o filmler. ‘For A Few Dollars More’u kaç kere izlediğimi hatırlayamıyorum bile! Bir gün yine aynı filmlerden birini izlerken aklıma bir fikir geldi. Bir sonraki albümünün ismini ve hatta belki de bundan sonraki tüm albümlerimin isimlerini hep sevdiğim Western filmlerinden seçmeye karar verdim. Çok da güzel oldu bence!
Albümünü nasıl tamamladın, albümde yer alacak parçaları nasıl seçtin?
Beni tanıyanlar her zaman iyi parçalardan oluşan bir mühimmat deposuna sahip olduğumu bilir. Her zaman elimin alında bitmiş ve yayınlanmayı bekleyen parçalar bulunur. Zaten bu yüzden etrafta olup bitenleri takip etmektense, parça üretmeyi yeğliyorum. Andy Vaz tüm bunlardan haberdardı ve bana bir uzunçalar teklifiyle geldi. Yeni kurduğu Yore label’ı için çok önemli gelişmeler olacağından bahsediyordu. Ben de onunla hemfikirdim aslında ama o dönemde bir boşanma sürecinin ortasında olduğum için kafam birazcık karışıktı.
Bir süre ne yapacağımı bilemedim. Elimin altında halihazırda bitmiş bir çok parça vardı. Bu süreçte albümümle uğraşmak için çok zamanım olamayacaktı, bu yüzden albümü kendi label’ımdan yayınlamaktansa, güvendiğim ve sevdiğim Andy Vaz’ın yetenekli ellerine teslim etmek bana çok daha mantıklı geldi.
Sonuçta ‘The Good, The Bad And The Deep’i Yore’dan yayınladık ve tüm parça seçimini de Andy Vaz’la birlikte gerçekleştirdik. Harmonie Park mahzeninde oldukça uzun zamanlar geçirdik. Ben en sevdiğim parçalarımı seçmeya çalıştım. Andy de parça sıralamasına karar verdi. Şu ana kadar olup bitenleri de göz önüne alırsam bu albümü yayınlamaktan gerçekten çok büyük mutluluk duyuyorum. Harika bir iş oldu. Geçtiğimiz hafta albümün plak basımı da yayınlandı.
Andy Vaz ve Yore Records ile bağlantı nasıl kuruldu?
Andy Vaz’la beni Mike Grant tanıştırdı. Seninle iş yapmak isteyen çok iyi bir çocuk var demişti bana ve ben de hemen akabinde onunla tanıştım. İlk olarak ATC (A Touch Of Class) label’ı için ‘Deep Threats’ EP’sini yaptık. Sonrasında Andy ile düzenli olarak görüşmeyi ya da haberleşmeyi sürdürdük. Geçtiğimiz yıl Andy bana yeni bir label kurmaya karar verdiğinden ve benim bu label’da önemli yer tutacağımdan bahsetmişti. Yore Records bu şekilde kuruldu ve ben de bir şekilde başından beri işe dahil oldum. Zaten Andy bana bu teklifle geldiğinde, geçmişten beri birlikte çok iyi işler başardığımız için bu yeni label konusunda hiç şüphe duymadığımı söyledim ve düşünmeden hemen bu işe varım dedim. Sonuçta da gerçekten güzel şeyler ortaya çıktı.
‘The Good, The Bad And The Deep’ haricinde yeni albümler? Harmonie Park’ta işler nasıl gidiyor?
‘The Good, The Bad And The Deep’ haricinde yeni bir Harmonie Park EP’si yolda. İsmi ‘The Melancholy Of Rick Wade’ olacak. Gerçekten daha önce duyulmamış agresif Rick Wade parçaları! Ağustos ayında yayınlanacak. Bunun dışında sadece Japonya için düşünülmüş bir mix CD projesi var. ‘Too Deep, Too Angry Vol.1’ de Ağustos’ta yayınlanacak. Ayrıca yeni bir Harmonie Park toplaması üzerinde çalışıyorum şu günlerde. ‘The Best Of Harmonie Park Vol.1’. Bu albümü de Eylül başı yayınlamayı düşünüyorum. Geçmişteki tüm ghetto-tech kataloğumu ve daha önce hiç yayınlanmamış birkaç EP’yi de www.electrobounce.com adresinde bulabilisiniz. Belki ilerleyen aylarda yeni birkaç ghetto-tech plağı da yayınlarız.
Groove, funk, beat ya da soul, senin için hangisi en önemlisi? Neden?
Benim için groove en önemli eleman. Eğer elinde sıkı bir groove’un varsa parçan doğal olarak soul da içerecektir. Soul olmadan her şey steril ve minimal, techno bir hal alır.
Türkiye ve İstanbul hakkında neler biliyorsun?
Ne yazık ki pek fazla şey değil. İstanbul dünyanın en büyük şehirlerinden biri ve hatta Bizans dönemindeki Constantinople isimli başkent öyle değil mi?
Evet! Peki burada çalmak ister misin?
Tabii ki! Çok isterim. Hemen ayarla!
|
|
| www.myspace.com/rickwade1 |
|
| Christopher Çolak |
|
| http://www.basatap.com/frame_content_detail.php?cID=1349&p=0&pages=29&title=Deep Detroit rewinder&artist=Rick Wade |
|