|
 |
|
|
| Yazlık kıyafetlerinizi daha yeni ortaya çıkardınız, ama durun! Kangding Ray bizden ileri bir zamanda yaşıyor olsa gerek; ikinci albümü ‘Automne Fold’ ile sonbaharı şimdiden kulaklarımıza getiriyor. |
|
İşini iyi yapan eninde sonunda yolunu bulur, insanlara ulaşır ve başarı elde eder mi? Bir müzisyenin başarısı, müziğini kaç kişinin beğendiğinde mi yatar? En ileri seviyeye gidenlerin değeri ancak seneler sonra mı anlaşılır? Genre’ların tek başlarına bir yenilik getiremediği bir dönemde, yenilik genre’ları birleştirmekle mi olur? Ha bir de o sıkıcı klasik soru: Elektronik müzik hiç duygusal olur mu?
Alva Noto mahlasıyla tanınan Carsten Nicolai’ın ve Olaf Bender’in yönetimi altındaki Raster-Noton label’ı, 1996 senesinden bu yana, yenilikçi minimal elektronik müziğin öncülerinden biri olarak yoluna devam ediyor. Ryoji Ikeda, Ryuichi Sakamoto, William Basinski ve Frank Bretschneider gibi önemli isimlere de kataloğunda yer veren Raster-Noton’un müziğe akademik bir yaklaşımı olduğu düşünülebilir; ki sanatçılarının görsel/işitsel sanatlar festivallerinde yer alıyor olması da bir tesadüf değil. Raster-Noton camiasında Alva Noto ve Ryuichi Sakamoto’nun ortak çalışmalarının haricinde bu kalıbı kıran ve beynin yanı sıra ruha da hitap eden tek isim belki de Kangding Ray, yani gerçek adıyla David Letellier.
Müzik kariyerine rock gruplarında gitar ve bateri çalarak başlayan 1978’li Letellier’nin Kangding Ray ismiyle ilk albümü ‘Stabil’, 2006 senesinde çıktı. Bu albüm her ne kadar yalnızca belirli küçük bir kesimin ilgisini çekmiş olsa da, aynı kesim tarafından çokça yüceltildi. Dijitallik ve akustiğin duygusallığı arasında bir yerde dururken soğuk tavrıyla dinleyicisinin canını sıktı, içini acıttı ve bolca düşündürdü. Raster-Noton katalogundaki en melodik albümlerden biri olarak yerini aldı ve loop’ları hükmü altına alan click & cut’larıyla ayırt edilebilir bir kimlik yarattı. Henüz ilk albümüyle kendi tarzını oluşturabilen Kangding Ray’in ikinci albümde de aynı formülün peşinden gitmesi muhtemelen kimseyi şaşırtmazdı, fakat bu ay önümüze sunulan ‘Automne Fold’u dinleyince anlıyoruz ki, Letellier için kazın ayağı hiç de öyle değilmiş.
‘Automne Fold’, ‘Stabil’ kadar minimal olmayan, fakat aynı tarzdaki elektronik prodüksiyonun baştan çıkarıcı baslarla süslendiği bir albüm. ‘Stabil’de var olan duygusal yönelimler ‘Automne Fold’da iyice açığa çıkmış; hatta ‘Stabil’de hiç vokal kullanımı yokken, burada bazı parçalarda hassaslık vokallerle iyice desteklenmiş. Bahsi geçen vokallerin en ilginç tarafı, basitlik ve çiğliğin sınırında gezinirken ustaca kotarılabilmiş olduklarını hissettirmeleri. Özellikle ‘World Within Words’de Letellier’nin Fransız aksanıyla mırıldanması insana “bu nasıl oluyor da kulağa bu kadar iyi geliyor?” diye sordurtuyor. ‘Stabil’deki mikro ritmlerle Alva Noto ve Murcof birer referans noktasıyken, ‘Automne Fold’un yepyeni hissini eşelediğinizde altından Massive Attack gibi nostalji katmanları çıktığını görebilirsiniz.
David Letellier’nin aynı zamanda bir mimar olduğunu öğrenmek çok da şaşırtıcı değil, çünkü müziğinde de aynen mimarideki aklı ve hesapları kullanıp, ortaya bunu çaktırmayan ve basitçe “güzel” olarak tanımlanabilecek bir estetik çıkarıyor. Kulağınızda yitip giden katmanların arasında belli belirsiz yaylılar, gitarlar ve piyanolar ara sıra yüzeye çıkıyor. Raster-Noton label’ını akılcılığından ödün vermeden daha geniş bir dinleyici kitlesine yayabilecek bir albüm olacaksa, o albüm ‘Automne Fold’dan başka bir şey değil. Bunun da doğal sonucu olarak 2008 senesinin en iyi albümlerinden biriyle karşı karşıyayız…
|
|
| http://www.kangdingray.com/ |
|
| Erdem Taşdelen |
|
| http://www.basatap.com/frame_content_detail.php?cID=1344&p=0&pages=29&title=Erkenci sonbahar&artist=Kangding Ray |
|