Vakayi hayriye
Her sene bir gün gelir ki o gün kalpler şevkatle, bünyeler huşuyla, gözler güzellikle, kulaklar da inançla dolar. On bir ayın sultanı Ellen Allien’ın Indigo’da çaldığı ve yılda bir gece yaşanan bu tinsel olay öncesi, bstp’a vahiy geldi.
Elektronik müzik kültüründe en büyük etkisi olan kadınlar listesi yapılsa, içinde Ellen Allien'ın bulunmayacağı düşünülemez. Farkına varsanız da varmasanız da onun çok fazla yerde parmağı var; kendi prodüksiyonları bir kenara, ilham verdiği, ortaklaşa çalıştığı ve kendi label'ı BPitch Control'da müzik yapma olanağı tanıdığı isimler techno'nun en önemli isimlerine tekabül ediyor. Mayıs'ta çıkacak yeni albümü ‘Sool’ öncesinde bir kez daha İstanbul'da ağırlayacağımız ve dizlerimizi titreteceğinize emin olduğumuz Ellen Allien en az bizim kadar heyecan dolu görünüyor! Fırsattan istifade ona merak ettiklerimizi sorduk...

Turnede olmadığı dönemlerde Ellen Allien'ın tipik bir günü nasıl geçer?
Ruhumla ve vücudumla ilgileniyorum. Yoga yapıyorum, arkadaşlarım ve ailemle görüşüyorum. Dengeli olmak çok önemli, ancak o zaman hayat tarzımdan zevk alabiliyorum. Bunun yanında label'ım BPitch Control'la ilgileniyorum, kendi moda kolleksiyonlarım üzerinde çalışıyorum. Ve de her daim yeni müzik arayışındayım; müziğin nabzını tutmam lazım ki iyi ve ileri seviyede setler hazırlayabileyim. Bunun dışında her zaman kendi müziğimi, prodüksiyonlarımı ve yeni projelerimi düşünüyorum. Hayatım çok yaratıcı ve bir yandan da esnek biriyim. Bir de yemeği çok seviyorum; iyi yemek hayatın kalitesi için vazgeçilmez.

Bir label işletmek seni yoruyor mu? Yeni bir label kurmak isteyenlere ne gibi tavsiyeler verebilirsin?
Hayır, hiçbir zaman zor değildi, çünkü label'ı muhteşem takımımla idare ediyorum! Bana olabildiğince destek oluyorlar. Biz gerçekten bir çeşit aile gibiyiz, bu da benim için önemli bir özellik. Ama modern kalmamız gerekiyor. Yeni bağlantılar kurmak, fikirlerimizi paylaşmak ve tartışmak her zaman için benim label'ımla başarmaya çalıştığım şey oldu. Ve işe de yarıyor! Şu anda yeni sanatçılarla anlaşıyoruz, çünkü network'ümüz genişlemek zorunda! Tel Aviv'den Chaim, Cenevre'den Lee van Dowski, Chicago'dan Telefon Tel Aviv ve Paris/Berlin'den Thomas Muller aramıza yeni katılanlar.

Bu label'ı yürütmeyi çok seviyorum... Network kurmak benim en sevdiğim hobilerimden biri. Takım çalışması da benim kanımda var; çünkü ben ablamla büyüdüm ve çok yakındık. Beraber bir yol bulmamız, anlaşmaya varmamız ve paylaşmamız gerekiyordu. Neticede de bir şeylerin büyümesini görmeyi çok seviyorum, bir şeyleri iteleme süreci çok ilginç oluyor.

BPitch Control dans müziğinde en şöhretli label'lardan birisi ve yayınladıkları plakların illegal olarak download edilmesi kaçınılmaz gibi görünüyor. Bu konuda nasıl hissediyorsun?
Muğlak bir konu bence bu, çünkü mp3 gibi yeni teknolojilerin avantajlarını anlıyorum ama bir yandan da bir sanatçı ve label sahibi olarak ekonomik açıdan düşünmem gerekiyor -bu da illegal download'lar ve kopyalamayla yakından ilintili. Fakat mp3 yeni bir dijital format ve tüm dijital formatlar kopyalanabilir. 80'lerde CD'leri ilk piyasaya sunduklarında ve 90'larda insanlar bilgisayarlarıyla bunları kopyalamaya başladığında sanatçılar ve label'lar aynı problemle yüz yüzeydi, tabii şimdiki boyutta olmasa da... Ama şunu da biliyorum ki, mp3 satışları da gitgide artıyor ve özellikle Almanya'da insanlar artık CD satın almak yerine mp3 satın alıyor. Bu durumla başa çıkmanın uygun yollarını arıyorum, ve becerebiliyoruz da! Ticaret asla durmuyor ve her daim değişen piyasaların birer parçasıyız. Hayat böyle. BPitch Control da hala iyi satıyor ve önümüzdeki 10 yıl içinde de uygun çözümleri bulacağız. Büyüyoruz.

Techno'nun erkeklerin oyun alanı olması hakkında ne düşünüyorsun? Techno'da kadınların seslerinin duyulması hakkında bir sorumluluk hissediyor musun? Bayan DJ'lere bir tavsiyen var mı?
Cinsiyeti pek düşünmüyorum. Cinsiyetten ziyade yetenekle ilgili bu - erkekseniz de kızsanız da kabiliyetiniz yoksa bir şeyi başarmak için iki kat daha fazla çalışmanız lazım. Ve gerçekten iyi müziğe ihtiyaç var; böylece de yeni insanlar geliyor... Kız ya da erkek fark etmiyor.

Kariyerindeki en heyecan verici an neydi?
Bir defasında Laurie Anderson'dan hemen sonra çaldım; o benim kahramanım. Onunla tanışmak çok güzel bir histi - o benim için bir melek gibi. Başka bir sefer de Thom Yorke’un bizim ofisimizi plak almak için ziyaret etmesiydi... Yaptığımız şeyi gerçekten takdir ettiğini anladığımızda biraz heyecanlandık, çünkü onun işlerine saygı duyuyoruz. Bunun yanında çok gururluyum ki BPitch Control 10 seneden sonra hala iyi gidiyor.

‘Fabric 34’ setinin muhteşem olduğunu birçok kişi söyleyecektir. Thom Yorke'un ‘Harrowdown Hill'ini bu sette duymak da çok ilginçti. Onunla ortak bir şeyler yapmak hakkında ne düşünürsün?
Yaptım zaten! ‘The Eraser'ın bir remix'ini yaptım. Ayrıca o da BPitch Control'dan Modeselektor'la ortak bir çalışma yaptı, onların son albümünde bir parçaya vokal yapıyor.

‘Orchestra of Bubbles’ o kadar iyi bir albümdü ve o kadar başarı yakaladı ki, senin ismin anıldığında birçok kişinin aklına hemen Apparat geliyor. Onunla tekrar beraber çalışmayı düşünüyor musun?
Evet, gerçekten süper bir albüm : ) Ve onunla beraber çalmak da acaip eğlenceliydi. Ben ona şarkı söylettim, o da bana canlı çaldırdı. Ne kadar verimli bir kombinasyon! İkimiz de birbirimizden çok fazla şey öğrendik. Şu anda o Modeselektor ile birlikte bir albüm yapıyor, projenin adı MODERAT ve BPitch Control'dan yayınlanacak. Bir de benim yeni solo albümüm ‘Sool’ çıkıyor yakında. Yani ikimiz de kendi prodüksiyonlarımızla çok meşgulüz şu ara. Ama tabii ki ortak bir çalışma şimdiden ayarlandı ;) Ve bir gün yine beraber çalıyor olacağız. O gerçekten benim en yakın arkadaşlarımdan biri...

‘Thrills’ albümünden sonra ‘Go’ çok yeni bir istikameti işaret ediyor. Yeni albümün için ‘Go’ iyi bir ipucu olabilir mi?
‘Sool’ minimal bir albüm, içinde çok hassas elektronik sesler var; hiç adilik taşımıyor. Garip seslerle daha minimal bir şeyler yapmaya çalıştım. Sonuçtan çok mutlu ve gururluyum, çok seviyorum. Şimdiden birçok parçasını kulüplerde çalıyorum. Çok temiz ve olgun bir albüm oldu, pop fikrine pek bulaşmadım. Kesik elektronik vokaller kullandım; insan sesi sadece tek bir parçada direkt olarak kullanıldı. İşin arkasındaki konsept tamamen minimal ama estetiği henüz çok duyulmamış türden bir şeyler yaratmaktı. Kulağa yeni gelen seslerle çalışmak benim için çok önemli hale geldi - ve bunu dinleyicinin kulaklarına yeterli alanı tanıyan bir düzenleme ve kombinasyonla yapmak...

Bugünlerde kimin müziği seni heyecanlandırıyor?
Canlı grubuyla Matthew Dear, Coldplay, Editors, AGF...

Sence merkez hala Berlin mi?
Berlin'deki değişimi ve hareketi kesinlikle takdir ediyorum. Beni heyecanlandırıyor! Her şey hareket halinde; şehir, müzik, bağlantılar... ve bunlara şahit olmak çok heyecan verici. Bir sürü ülkeden arkadaşım var ve çok fazlası Berlin'e taşındı. Berlin'in çok berrak bir atmosferi var, oldukça yaratıcı ve gerilimli. Çok sayıda insanla beraber çalışma şansına sahip olduğum için de son derece mutluyum. Her şeyin nasıl değişip kırmızı bir ipliğe, yaratıcılığa dizildiğini görmek hoşuma gidiyor. Şehir son yıllarda çok uluslararası bir hale geldi ve kapanış saatleri olmadığı için club scene de durmadan gelişiyor. Ve de berlinli kulüp sahipleri de işini iyi yapıyor! Politikacılar bile müziği kesmek istemiyorlar, turizm için buna çok ihtiyaçları var...

Çok farklı sayılarda insanlara çalıp duruyorsun. Senin için küçük bir kulüpte çalmak mı yoksa devasa bir festivalde çalmak mı daha zevkli? İdeal kalabalığın ne kadar?
Büyük kulüpleri, açık havayı ve rave'leri çok seviyorum. Küçük kulüplerde sadece çok cool yerlerse çalıyorum. Artık küçük kulüplerdeki insanların daha iyi müzik bildiği filan doğru değil. Bugün çok fazla insan kendini techno'nun içinde hissediyor ve çok uzun zamandır elektronik müzik dinliyor. Tabii küçük kulüpler daha sıcak. Ama festivalleri ve büyük kulüpleri daha çok seviyorum aslında; herkes için yeterince yer oluyor...

İstanbul'da birkaç defa çalmışlığın var. Bu sana bir sonraki gecenin nasıl olacağı hakkında fikir veriyor mu? Bu sefer ne beklemeliyiz senden?
Hepimiz eğleneceğiz umarım ki... İstanbul'a gelmeye bayılıyorum! Orası her zaman çok heyecan verici; karmaşık kültür ve Boğaz'ın iki yakasından birbirine karışan şehir! Muhteşem bir his, muhteşem bir şehir, muhteşem insanlar!
Erdem Taşdelen
http://www.basatap.com/frame_content_detail.php?cID=1326&p=0&pages=29&title=Vakayi hayriye&artist=Ellen Allien
1234567891011121314151617181920212223242526272829