Caz gangsterleri
Jason Moran'ın bugüne kadar yaptığı beş albümün de içinde en az bir gangsterin parmağı var.
Çok farklı ve hep aynı: Massive Attack
Zamanında popüler müziğin gidişatını değiştirmede büyük yol kateden grup, şu anda sadece bir kişiden (3D) ibaret kalmasına rağmen, aynı zamanda koca bir itibarın da yalnız sahibi.
Micro müziğin prensesi, prensini 8-Bit'de buldu
Küçükken adımız çıkmış bir kez Barbie’lerle, bilgisayar başındaki erkek çocuklara yanaşmaya çalışırdık, sen anlamazsın diye iteklerlerdi bizi. O zamanlar “Annem diyo ki, adaptör çok ısınmış, kapatçakmışız” en çok karşılaştığımız bahaneydi. Lektrogirl de şimdi “mixer çok ısınmış, kapatmak lazım” gibi bahanelere aldırmaksızın, C64 ve 8-bit tutkusuyla kadınlara DJ’liği öğretme misyonuna sahip sevimli bir kadın. Hem de artık 8-bit tutkusunu paylaştığı bir de kocası var.
Legowelt
Küçükken Beetlejuice’un soundtrack’ini dinlemeden önce ışıkları kapatır, daha ne kadar korkunç bir ortam yaratabiliriz diye uğraşırdık. O zamanlarda en karanlık müzikleri Danny Elfman’ın yaptığını zannederdim. Ta ki bugün Legowelt, namı diğer Danny Wolfers’ın leziz analog kayıtlarını dinleyene kadar.
Dr Fuchs
Dr Fuchs adını ilk Nefret ile duymuştuk. Ki hatırlarsınız “Suç ve Ceza gibi Fuchs ve Ceza” sözleri bir zamanlar zihinlerimize kazınmıştı. Şimdiler ise Fuchs kendi yolunu çizdi ve ilk solo albümü “Huzur N Darem” ile huzuru arıyor.
Büyüyünce Rock Star olunur mu?
Ünlü olmak, albümler yapmak ve milyonlarca seyircinin alkışını toplamak, müzikle ilgili olsun ya da olmasın birçok insanın hayalidir. Ama buna ulaşmak için çok uğraşılması gerektiğini kimse hesaplamadığı için yarı yoldan dönen binlerce müzisyen yığılmıştır geride. Kimileri ilk stüdyo kaydını yaptıktan sonra vazgeçer, kimileri demoları plak şirketlerinden geri dönünce. Ama azimli olan ve müziğine inanan eninde sonunda mutlaka kazanır.
Electrelane
Brighton’lı ‘kız’ grubu Electrelane’i tamamı kızlardan oluşan diğer gruplarından ayıran en önemli özellik, Punk felsefesine olan derin inanışlarının yanında, Krautrock’tan aldıkları ilham ve sokak ruhuyla entelektüelite arasında kurdukları özel denge. Bir kız grubu gördüğünüzde yapılacak yorumların hemen başında ‘feminist’ yaftasını yapıştırmak gelir. Electrelane de öyle ama farkları, bağırıp çağırarak erkeklere nefret kusan şarkılar yapmıyor olmaları. Hatta şarkı sözlerinde feminist çağrışımlara rastlamak, bunun için özel olarak uğraşmadığınız sürece çok zor.
Duramayan Duran Duran
Kariyeri 80?lerde start alan isimlerin hemen hemen hepsi, o on yıl bitmeden geldikleri gibi kendi kovuklarına geri döndüler. Birkaç naçizane isim hariç. Duran Duran gibi?.
Bu performansa içilir!
Danzka Made To Chill kapsamında önce Crystal, sonra da Evo?da çalan Fransız DJ David De Barce, chill out sound?unda iddialı olduğunu ?Bu performansa içilir? diyerek tanımlıyor.
Karşınızda Anıl ve Görkem!
Sanırım yaptığımız en ilginç program, canlı yayın esnasında o programı banttan veriyormuş hissi uyandırmak üzere eski tarihlerden ve eski haberlerden bahsedip, sesleri fade-out ederek "Yaa bak neler neler olmuş o tarihlerde" dediğimiz programdı.
Kes yapıştır Cobra Killer!
“Geçenlerde Almanya’da Cobra Killer adında inanılmaz bir grupla sahneye çıktık. Çok etkilendik. İki tane kız, tek bir sampler’la harikalar yaratıyor!” Thurston Moore (Sonic Youth)
Kızım! Perdeleri mi kestin!!
Nedir, içeriği, dışarığı, altı, üstü nedir? Sonu geniş zaman ekleri ile biten fiillerin tanımlayamayacağı bir dişi, nötr bir yaratık, bir çocuk, uzayın derinliklerinden gelmiş ya da İzlanda buzullarının uçlarından damlamış bir damla...
Klinik Billy Sheehan
Mr. Big, 2002’de son bir konser verdi ve dağılma kararı aldı. Grubun kurucularından Billy Sheehan müziğe solo albümler, klinikler ve Steve Vai Band ile devam ediyor. Sheehan, Avrupa Klinik Turnesi’nin ilk ayağı için İstanbul’daydı.
Weltron: Dört kanallı 8-Track zamanının uzay kahramanları
Her nedense Amerika çıkışlı olduğuna dair bir izlenim bırakmasına rağmen uzak Asya’dan zıplayarak Türkiye’ye geldiğinde, Türk Dil Kurumuna gerek kalmadan dönemin gençliği ona yakışan adı verir: UFO.
Vegas cool olsaydı...
Yazın bunaltıcı sıcağında bile kulaklıklarınızı çıkartmıyorsunuz, discman?inizde eski dönem Bowie?ler dönüyor, television plaklarınızı yastığınızın altınızda saklıyorsunuz ve heyecan verici yeni bir kayıtla karşılaşmak için can atıyorsunuz. Evet, doğru yerdesiniz: The Killers!
Squarepusher
Chelmsford, Essex'te sıradan bir ev, sene ?93-94 gibi... Arka tarafa, yatak odalarına geçiyoruz. 18-19 yaşlarında bir genç, Tom Jenkinson, odasında drum machine ve sampler?ıyla kimilerine göre "bir davul setinin merdivenlerden yuvarlanırken çıkartacağı türden" sesler ve anlaşılmaz ritmler yaratıyor. Tabii bunu söyleyenler kulağı talim terbiye görmemiş insanlar, bakmayalım onlara. Arka planda duvara dayalı bir bas gitar göreceğiz, onu da aklımızın bir köşesine kaydedip günümüze dönelim.
Rune Grammofon
Rune Kristoffersen. Bilen bilir, bu adam kuzeyin deneysel elektronik müzik sahnesinin en iyi ve kült bağımsız plak şirketlerinden biri olan Rune Grammofon’un kurucusu olan müzisyendir. Şimdi öğreneceklerinizden ilki ise, bu adam Basatap’a bu ay röportaj vermiştir.
Daha şiirsel, daha içe dönük bir Rashit
Türkiye’deki ilk ‘gerçek’ punk gruplarından Rashit, aynı zamanda bunca sene ve badireye rağmen ayakta kalabilen tek punk grubu. Yurtiçinde ve yurtdışında yayınladıkları onlarca demo/albüm ve single olan grup, şu sıralar üçüncü albüm hazırlıklarıyla meşgul. Grubun gitaristi ve orijinal kadrodan geriye kalan tek kişi olan Tolga Özbey’e sorduk: “Ne olacak bu punk’ın, punk’çının hali?”
Ağustos sıcağında buzlu bir Rock'n Coke
Yanımıza kazak mı alsak battaniye mi? Uyku tulumun var mı? Discman götürsek saçmalamış mı oluruz? Aman giriş kartlarımızı unutmayalım? telaş cümleleriyle günler öncesinden planlanan Rock'n Coke yolculuğu, 21 Ağustos sabahı başladı. Ayçiçeği tarlalarının arasından geçerek festivalin düzenlendiği Hezarfen Havaalanı'na vardığımızda ortalık sıcaktan kavruluyordu. 300 dönümlük alanda basın çadırını bulmamız biraz zaman aldıysa da, yerimize alışmamız çok uzun sürmedi. Yerimiz diyorum çünkü basın çadırı alçak bir çitle, alandan ayrılmıştı. Sakın yakındığımı zannetmeyin ama itiraf etmeliyim ki kısa bir süre içinde olsa kendimi çitlerle çevrilmiş bir inek gibi hissettim.
?Dünyanın cezasıyım?
?Biz albümde g.t deyince herkese batıyor ama televizyonlarda sabahtan akşama kadar g.t görüyoruz.?
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29